<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Defteri &#187; Genel</title>
	<atom:link href="http://www.bilimdefteri.com/index.php/category/genel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilimdefteri.com</link>
	<description>Türkçe Bilim Blogu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 06:59:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Neil deGrasse Tyson ile herşey üzerine sohbet</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/11/13/neil-degrasse-tyson-ile-hersey-uzerine-sohbet/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/11/13/neil-degrasse-tyson-ile-hersey-uzerine-sohbet/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 13 Nov 2011 22:51:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=445</guid>
		<description><![CDATA[Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson, Reddit üzerinden &#8220;Bana İstediğinizi Sorun&#8221; başlıklı bir sohbet açmış, her türlü soruya da cevap vermiş. A. Murat Eren de bunu bir güzel Türkçe&#8217;ye çevirmiş. Çok güzel olmuş. Reddit Sohbeti (İngilizce) A. Murat Eren&#8217;in çevirisi.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-446" title="Neil-deGrasse-Tyson" src="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/11/Neil-deGrasse-Tyson-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></p>
<p>Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson, Reddit üzerinden &#8220;Bana İstediğinizi Sorun&#8221; başlıklı bir sohbet açmış, her türlü soruya da cevap vermiş. A. Murat Eren de bunu bir güzel Türkçe&#8217;ye çevirmiş. Çok güzel olmuş.</p>
<p><a href="http://www.reddit.com/r/IAmA/comments/mateq/i_am_neil_degrasse_tyson_ama/" target="_blank">Reddit Sohbeti (İngilizce)</a></p>
<p><a href="https://plus.google.com/116486142678525875639/posts/DQqe6riJX2S" target="_blank">A. Murat Eren&#8217;in çevirisi.</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/11/13/neil-degrasse-tyson-ile-hersey-uzerine-sohbet/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IBM&#8217;in yüzüncü yılı</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/06/ibmin-yuzuncu-yili/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/06/ibmin-yuzuncu-yili/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Sep 2011 19:13:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[centennial]]></category>
		<category><![CDATA[ibm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=434</guid>
		<description><![CDATA[İlk gördüğüm bilgisayar IBM değildi. Ama IBM mimarisine sahip bir PC&#8217;ydi. İlk bozduğum/bozduğumu sandığım bilgisyar IBM&#8217;di, bir arkadaşımın bilgisayarıydı, orta hazırlık sınıfındaydık. OS/2 sistemine girmeyi başardık ama bir türlü Paint programından çıkamamıştık. Bozuldu sandık  Onun dışında IBM ile çok bir ilişkim olmadı. Yalnız uzaktan takip ettiğim kadarıyla ar-ge&#8217;ye en çok değer veren şirkettir IBM. Hatta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İlk gördüğüm bilgisayar IBM değildi. Ama IBM mimarisine sahip bir PC&#8217;ydi. İlk bozduğum/bozduğumu sandığım bilgisyar IBM&#8217;di, bir arkadaşımın bilgisayarıydı, orta hazırlık sınıfındaydık. OS/2 sistemine girmeyi başardık ama bir türlü Paint programından çıkamamıştık. Bozuldu sandık <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Onun dışında IBM ile çok bir ilişkim olmadı.</p>
<p><a href="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/09/ibm.png"><img class="alignnone size-full wp-image-435" title="ibm" src="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/09/ibm.png" alt="" width="371" height="159" /></a></p>
<p>Yalnız uzaktan takip ettiğim kadarıyla ar-ge&#8217;ye en çok değer veren şirkettir IBM. Hatta en çok patent alan şirket ünvanını yıllardır elinde tutmaktadır. Bir bilgisayar firması olarak başladı ama şu anda bilgisayar kısmını yavaş yavaş devreden çıkardı. Yani donanım üretmiyor pek. Onun yerine çok büyük problemler için yazılım çözümleri, belki yirmi sene sonra kullanılacak ya da hiç kullanılmayacak da olsa eldeki teknolojilerin en son sınırlarını gösteren çalışmalar yapmakta. Bir de butik donanımlar üretiyor, her yerde değil ama özel işlerde kullanılabilecek donanımlar, şu anda herkesin bildiği Playstation 3&#8242;lerin kalbinde bulunan Cell işlemcisini üretmişti. 9 çekirdekli bir işlemci. Süper bilgisayarlar üretiyor. Yapay zeka, komple metropol çözümleri vs.</p>
<p>IBM deyince aklıma gelen bir büyük buluş, tünelleme tarama mikroskobu. Atomların ilk defa izlenebildiği mikroskop. Yalnız 100. yıl dolayısıyla hazırladıkları üç adet filmi seyredince, şu anda kullandığımız, bir nevi halka mal olan bir çok teknolojinin arkasında IBM&#8217;in parmağı olduğunu öğrendim.</p>
<p>Ha bir de CTRL+ALT+DEL tuş kombinasyonunu da IBM bulmuştu <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Filmleri şu adresten seyredebilirsiniz: <a href="http://www.ibm.com/ibm100/us/en/films/">http://www.ibm.com/ibm100/us/en/films/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/06/ibmin-yuzuncu-yili/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Değeri bilinmeyen matematik</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/02/degeri-bilinmeyen-matematik/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/02/degeri-bilinmeyen-matematik/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Sep 2011 17:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[dördey]]></category>
		<category><![CDATA[kepler]]></category>
		<category><![CDATA[matematik]]></category>
		<category><![CDATA[newton]]></category>
		<category><![CDATA[quarternion]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=422</guid>
		<description><![CDATA[Britanya Matematik Tarihi Topluluğu (varlığını ben de bu makale sayesinde öğrendim), zamanında sırf zevk ve merak için kurcalanmış, ispatları yapılmış ama uygulamaya bazen asırlar sonra aktarılmış yedi matematik aracını Nature&#8217;da yayınlanan bir editoryal ile sıralamış. Zamanında üç boyutlu karmaşık bir sayı nasıl olur diye kafaya takmış olan Willam Rowan Hamilton&#8217;ın 1843&#8242;te ispatladığı dördeyler (quarternion) üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Britanya Matematik Tarihi Topluluğu (varlığını ben de bu makale sayesinde öğrendim), zamanında sırf zevk ve merak için kurcalanmış, ispatları yapılmış ama uygulamaya bazen asırlar sonra aktarılmış yedi matematik aracını Nature&#8217;da yayınlanan bir <a target='_blank' href="http://dx.doi.org/10.1038/475166a">editoryal</a> ile sıralamış.</p>
<p><img alt="" src="http://farm4.static.flickr.com/3173/2736845481_6f7487a4b1_m.jpg" class="alignleft" width="240" height="190" />Zamanında üç boyutlu karmaşık bir sayı nasıl olur diye kafaya takmış olan Willam Rowan Hamilton&#8217;ın 1843&#8242;te ispatladığı <a target='_blank' href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Dördey">dördeyler</a> (quarternion) üç boyutlu objelerin döndürülmesi hesaplarınnda kullanılabiliyorken, ilk etapta çok kabul görmemiş. Yerini vektör cebirine bırakmış. Yüzelli yıl sonra dördeyler oyun programlamada sıkça kullanılan yapılar haline gelmişler.</p>
<p>Yine bin sekizyüzlu yıllarda bulunmuş başka bir kavram, manifoldlar, Riemann&#8217;in diferansiyel geometrinin temellerini attığı Habilitation dersinde ortaya atılmış. Ardından 1912&#8242;de Einstein tarafından bir arkadaşı, Marcel Grossman, aracılığıyla fizikte kullanılmış.</p>
<p>Belki de en ilginç anektodlardan birisi öne sürülmesinin üstünden 387 yıl geçtikten sonra ispatlanabilen Kepler konjektürü. Kepler, katı kürelerin en verimli sıkıştırılabileceği düzenin manav düzeni, yani manavın portakalları üst üste dizdiği düzen oldüğunu savunmuş. Bu savın ispatı ise 1998&#8242;de yapılmış. </p>
<p>Benzer bir problemle Newton da uğraşmış, en fazla kaç küre birbirini kesmeden birbirine dokunabilir? Problemin bir diğer ismi &#8216;öpüşme problemi&#8217;. İki boyutta bu sayının altı olduğu ispatlanabiliyor Newton, bu sayınin üç boyutta oniki olduğunu düşünüyormuş, ama gerçekten de öyle olduğnun ispatı 1953&#8242;de yapılmış.</p>
<p>Tüm bu problemlerin açtığı kapı, ilk modemlerde veri gönderirken kullanılan sıkıştırma algoritmasında kendine yer buluyor. Yani Kepler&#8217;in öne sürdüğü ve ardından gelen parlak zekaların ispatladığı bu sav şu anda kullandığımız internetin temel taşlarında kendine yer buluyor.</p>
<p>Topluluk benzer hikayeler için <a target='_blank' href="http://peterrowlett.net/prnet/unplannedimpact/">üyelerine sesleniyor</a>.</p>
<p>Kaynak: <a target='_blank'  href="http://dx.doi.org/10.1038/475166a">Nature <strong>475</strong>, 166–169 (14 Temmuz 2011)</a></p>
<p>Fotoğraf: Flickr üzerinde <a target='_blank' href="http://www.flickr.com/photos/grizdave/2736845481/in/photostream/">Math daisy</a>.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/09/02/degeri-bilinmeyen-matematik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazma alışkanlığını güçlendirmek</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 10:10:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Şu sıralar doktora tezi için izleme kuruluna bir konu sunmaya çalışıyorum. Bir diğer deyişle doktora tezim için konu arıyorum. Bir yandan da yazmam gereken raporlar vs. birikti. Bir iki gün önce gördüğüm şu yazı benim için işe yarayan tavsiyelerde bulunuyor, özet tavsiyelerinin bulunduğu kutunun da çevirisini ekliyorum, umarım sizin de işinize yarar: Turbocharge your writting, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu sıralar doktora tezi için izleme kuruluna bir konu sunmaya çalışıyorum. Bir diğer deyişle doktora tezim için konu arıyorum. Bir yandan da yazmam gereken raporlar vs. birikti. Bir iki gün önce gördüğüm şu yazı benim için işe yarayan tavsiyelerde bulunuyor, özet tavsiyelerinin bulunduğu kutunun da çevirisini ekliyorum, umarım sizin de işinize yarar:</p>
<p>Turbocharge your writting, Maria Gardiner	 &amp; Hugh Kearns Nature 475, 129–130 (2011) DOI: <a href="http://dx.doi.org/10.1038/nj7354-129a" target="_blank">10.1038/nj7354-129a</a></p>
<blockquote>
<h3>Tez yazma kısırlığından nasıl çıkılır</h3>
<ul id="l1">
<li>Kendinizi hazır hissetmeden önce yazın — çünkü hiçbir zaman kendinizi hazır hissetmeyebilirsiniz. Yaklaşan teslim tarihinin insanları nasıl sihirli hazır hale getirdiği hayranlık uyandırır.</li>
<li>Makalenin belirgin hale gelmesini beklemeyin. Fikirlerinizi masaya yatırın, bu şekilde berraklaştırabilirsiniz.</li>
<li>Atıştırmalık yazın — uzun zaman aralıklarını kollamak yerine kısa, sık patlamalar halinde çalışın. Uzun zaman aralıkları çok nadir gelir, ve geldiklerinde ise çok verimli kullanılmazlar.</li>
<li>Programınıza yazma için belirli zamanlar ekleyin — yazmayı ihtimallere bırakmayın, çünkü büyük ihtimalle gerçekleşmeyecek.</li>
<li>Yazmak demek kağıda yeni kelimeler dökmek ya da eski kelimeleri devamlı olarak yeniden yazmak demek. Yazmak asla düzenleme, okuma, referanslama ve biçimlendirme anlamına gelmez ve kesinlikle e-posta yazmak değildir.</li>
<li>Eğer yazılarınızın yeterli kalitede olmadığı evhamına kapıldığınız için yazı yazmaktan çekiniyorsanız şunu göz öünde bulundurmalısınız ki, güzel yazmak için önce yazmanız gerekir.</li>
<li>Yazılarınızın miktarını ve kalitesini gerçekten artırmak istiyorsanız danışmanınızdan ve meslektaşlarınızdan geribildirimler alın — acı verebilir ama işe yarayan bir yöntemdir.</li>
</ul>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tuvaletin yeniden keşfi</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/tuvaletin-yeniden-kesfi/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/tuvaletin-yeniden-kesfi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 20:14:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=402</guid>
		<description><![CDATA[Microsoft&#8217;un kurucusu Bill Gates&#8217;i bilmeyen yoktur. Belki bilinmeyen bir şey Bill Gates&#8217;in, bir sene önce sanırım, Microsoft&#8217;tan emekli olduğudur. Artık onun yerine Steve Ballmer geçti. Neyse, Gates&#8217;in eşiyle kurduğu bir vakıf var, Bill ve Melinda Gates Vakfı, ve Gates ailesi bu vakıf aracılığıyla çözülmeyi bekleyen büyük problemlerle uğraşıyor. Gelişmekte olan ülkelerde baş gösteren salgın hastalıkların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Microsoft&#8217;un kurucusu Bill Gates&#8217;i bilmeyen yoktur. Belki bilinmeyen bir şey Bill Gates&#8217;in, bir sene önce sanırım, Microsoft&#8217;tan emekli olduğudur. Artık onun yerine Steve Ballmer geçti. Neyse, Gates&#8217;in eşiyle kurduğu bir vakıf var, Bill ve Melinda Gates Vakfı, ve Gates ailesi bu vakıf aracılığıyla çözülmeyi bekleyen büyük problemlerle uğraşıyor. Gelişmekte olan ülkelerde baş gösteren <a href="http://www.ted.com/talks/melinda_french_gates_what_nonprofits_can_learn_from_coca_cola.html" target="_blank">salgın hastalıkların silinmesi</a>, <a href="http://www.ted.com/talks/bill_gates.html" target="_blank">karbon salınımını sıfıra indirgeyebilecek enerji kaynakları</a> vs. gibi.</p>
<p>İşte bu büyük sorunlardan birisi de temizlik. Videoya göre 2.6 milyar kişi tuvalet ihtiyacını giderecek uygun bir yer bulamamakta. En basit ihtiyaç olan tuvalet, bu ülkelerin bir çok alanında yok. Dolayısıyla insanlar ihtiyaçlarını daha &#8220;doğal&#8221; yollardan hallediyorlar. Sonuç olarak doğal kaynaklar kirleniyor, salgın hastalıklara gün doğuyor. İşin kötüsü bu kadar kişiye doğrudan bizim kullandığımız tipte tuvaletlerin inşaası, doğal kaynakların tüketilmesini hızlandıracak bir çözüm oluyor. Yani yararından çok zararı var. Gates Vakfı bu probleme yeni tuvalet tasarımları ile çözüm arıyormuş. Toplanan lağım, gübre, yakıt hatta su kaynağı olarak kullanılabilecek bir kaynağa dönüştürülecekmiş. Komik yorumlar alsa da takdir ettim bu girişimi.</p>
<p><iframe width="560" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/fdwvuTrycYU" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p><a target="_blank" href="http://www.youtube.com/watch?v=fdwvuTrycYU">Video bağlantısı</a><br />
Video bağlantısı için <a target="_blank" href="http://www.burakbakay.com/">Burak Bakay</a>&#8216;a teşekkürler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/tuvaletin-yeniden-kesfi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyin atlası</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/beyin-atlasi/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/beyin-atlasi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2011 08:40:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[beyin atlası]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=398</guid>
		<description><![CDATA[Allen Beyin Bilimi Enstitüsü diye bir araştırma merkezi, değişik aşamalardaki insan ve fare beyinleri hakkında topladıkları tüm verileri herkesin erişebileceği bir şekle sokup internete koymuş. Ben nasıl kullanabileceğimi bilemedim, gerçi şu video anneye anlatır gibi anlatmış ama yine de bir nörolog olmak lazım anlamak için sanırım Ağzım açık kaldı. Allen Beyin Bilimi Enstitüsü Beyin Atlası]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a target="_blank" href="http://www.alleninstitute.org">Allen Beyin Bilimi Enstitüsü</a> diye bir araştırma merkezi, değişik aşamalardaki insan ve fare beyinleri hakkında topladıkları tüm verileri herkesin erişebileceği bir şekle sokup internete koymuş. Ben nasıl kullanabileceğimi bilemedim, gerçi şu video anneye anlatır gibi anlatmış ama yine de bir nörolog olmak lazım anlamak için sanırım <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><iframe width="425" height="349" src="http://www.youtube.com/embed/hRJupoWIahw" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Ağzım açık kaldı.</p>
<p><a href="http://www.brain-map.org/" target="_blank">Allen Beyin Bilimi Enstitüsü Beyin Atlası</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/21/beyin-atlasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki kıtanın buluştuğu nokta</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/18/iki-kitanin-bulustugu-nokta/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/18/iki-kitanin-bulustugu-nokta/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jul 2011 20:51:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=365</guid>
		<description><![CDATA[Hayır, Avrupa ve Asya&#8217;nın buluştuğu İstanbul değil bu . Amerika ve Avrasya tektonik plakalarının buluştuğu yerde çekilmiş bir fotoğraf: Sağ tarafta Avrasya sol tarafta Amerika var.  Fotoğraf Silfra Kanyonu&#8216;nda bir dalış sırasında çekilmiş. Kıtaların tektonik levhalar üzerinde sürüklendiği teorisi ilk defa 1912 yılında Alfred Wegener tarafından ortaya atılmış. Yalnız Wegener o yıllarda bu teorisini kanıtlayacak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hayır, Avrupa ve Asya&#8217;nın buluştuğu İstanbul değil bu <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> . Amerika ve Avrasya tektonik plakalarının buluştuğu yerde çekilmiş bir fotoğraf:</p>
<div id="attachment_367" class="wp-caption alignnone" style="width: 412px"><a href="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/07/arada.jpg" target="_blank"><img class="size-full wp-image-367   " title="arada" src="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/07/arada.jpg" alt="Alexander Mustard/Solent" width="402" height="302" /></a><p class="wp-caption-text">©Alexander Mustard/Solent (Büyüğü için üstüne tıklayın)</p></div>
<p>Sağ tarafta Avrasya sol tarafta Amerika var.  Fotoğraf <a href="http://maps.google.com/maps?q=Silfra,+Iceland&amp;hl=en&amp;ll=64.254029,-21.126194&amp;spn=0.029827,0.053558&amp;sll=37.0625,-95.677068&amp;sspn=55.016555,54.84375&amp;t=h&amp;z=14" target="_blank">Silfra Kanyonu</a>&#8216;nda bir dalış sırasında çekilmiş.</p>
<p>Kıtaların tektonik levhalar üzerinde sürüklendiği teorisi ilk defa 1912 yılında <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Alfred_Wegener" target="_blank">Alfred Wegener</a> tarafından ortaya atılmış. Yalnız Wegener o yıllarda bu teorisini kanıtlayacak deneysel tasarımı öne sürememiş. Bu teori 1950&#8242;lerde kabul görmeye başlamış. Şu anda ise kesin ölçümlerle desteklenmiş durumda.</p>
<p>Fotoğraf Kaynak: <a href="http://www.guardian.co.uk/world/picture/2011/may/11/iceland-diving-eyewitness-pictures" target="_blank">the Guardian</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/18/iki-kitanin-bulustugu-nokta/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Bilimsel ahlaksızlığın gri mecraları&#8221;</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/28/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/28/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 28 Jan 2011 18:15:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=337</guid>
		<description><![CDATA[A. Murat Eren tarafından hazırlanmış çok güzel bir yazı: Bilimsel ahlaksızlığın gri mecraları Kapsamın genişliğine ve yöntem zenginliğine rağmen “bilimde hırsızlık” dendiğinde herkesin aklında bir şeyler canlanıyor. Bilimde hırsızlığın nasıl gerçekleştirilebileceğine dair bolca örnek sunan Türk akademisyenlerinin, bu konuda toplumsal bir bilinç oluşmasındaki payları göz ardı edilemez. Bilimde hırsızlığın önü Fikir ve Sanat Eserleri Kanunuyla kesilmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>A. Murat Eren tarafından hazırlanmış çok güzel bir yazı:</p>
<blockquote>
<h3><a href="http://meren.org/blog/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/" target="_blank">Bilimsel ahlaksızlığın gri mecraları</a></h3>
<p>Kapsamın genişliğine ve yöntem zenginliğine rağmen <em>“bilimde hırsızlık”</em> dendiğinde herkesin aklında bir şeyler canlanıyor. Bilimde hırsızlığın nasıl gerçekleştirilebileceğine dair bolca örnek sunan Türk akademisyenlerinin, bu konuda toplumsal bir bilinç oluşmasındaki payları göz ardı edilemez. Bilimde hırsızlığın önü Fikir ve Sanat Eserleri Kanunuyla kesilmiş durumda. Buna rağmen bu eylemin değerlendirilmesi ve neticelendirilmesinde aksaklıklar yaşandığını biliyoruz. Bilimde hırsızlıkları su yüzüne çıkmış insanların siyasetçi, rektör, enstitü müdürü olduğu bir ülkenin yürütme konusunda sıkıntı yaşıyor olması gayet doğal olmalı. Bununla beraber sayıca az da olsa, bilimde hırsızlığın peşini bırakmayan akademisyenlerimizin gerek anonim gerekse malum kimlikleri ile ortaya koydukları çaba genç bilim insanlarına ve bilim ahlakı aktivistlerine cesaret veriyor.</p>
<p><strong>Bu yazı ile, kemikleşmiş denebilecek seviyedeki hırsızlık vakalarına ara verip, bilimde ahlaksızlığın “<em>bilimde hırsızlık</em>” kadar medyatik olmasa da, uzun vadede en az onun kadar tehlikeli olabilecek bir başka boyutuna değinmeyi, dikkatleri biraz da o tarafa çekmeyi deniyorum. Sizlere Türkiye’den de birçok akademisyenin faydalandığı, tam olarak hırsızlık ya da uydurma olmayan yayınlarla gerçekleştirilen bir akademik ahlâksızlık metodunu tanıtmaya gayret edeceğim. En basit hali ile bu metot, vasıfsız akademisyenlerin çeşitli şebekeler yardımı ile başka hiçbir yerde yayınlayamayacakları makalelerini ‘yayınlanmış’ gibi göstererek akademik puan toplamalarına olanak veriyor. Bir diğer deyişle bilim yerinde sayarken, kimi akademisyenler bu yolla mesleklerinde <em>yükseliyorlar</em>.</strong></p></blockquote>
<p><a href="http://meren.org/blog/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/" target="_blank">Devamı&#8230;</a></p>
<h2>EK</h2>
<p>Ayrıca yazının devamı niteliğinde bir ikinci yazı da detaylı bir olay incelemesi içeriyor. Tekrar tekrar okunmalı:</p>
<blockquote>
<h3><a href="http://meren.org/blog/imece-usulu-bilim-cinayeti-konferanslari/" target="_blank">İmece usûlü bilim cinayeti konferansları</a></h3>
<p>Eylül 2010′da <em><a href="http://meren.org/blog/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/">Bilimsel Ahlaksızlığın Gri Mecraları</a></em> isimli bir yazı yayınladım. Bu yazıda WASET isimli bir organizasyondan yola çıkarak akademinin tespiti zor sorunlarına değindim. Yazı bir miktar gündem yarattı. Önce yazının bir özeti <a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25165267/">NTV Bilim dergisinde</a> yayınladı. Sonra Sefa Kaplan mevzu üzerine bir takip yazısını <a href="http://www.hurriyet.com.tr/pazar/16512276.asp?gid=59">Hürriyet Gazetesi’nin sayfalarına</a> taşıdı. Ardından Emrah Göker’in önayak olması ile <a href="http://istifhanem.com/2011/01/08/intihal/">BirGün Kitap eki içerisinde</a> konu daha geniş bir çerçevede yeniden irdelendi.</p>
<p><em>Bilimsel Ahlaksızlığın Gri Mecraları</em>, mevzuya yukarıdan aşağı (<em>top-down</em>) bir bakış açısı sunuyordu: Bilimin işleyişi, bu işleyiş içinde bir organizasyon, bu organizasyon altında dergiler, konferanslar.</p>
<p>Bu yazı ise nispeten aşağıdan yukarıya (<em>bottom-up</em>) bir bakış açısı sunma hedefi güdüyor: Bir konferans, bu konferansı organize edenler, onlara yardım edenler, sponsor olup destek verenler, hepimizin bunun bir parçası oluşumuz.</p>
<p>Bazı suçlar vardır, o kadar büyüktürler ki, aslında ortada bir suçlu yoktur. Bilimin bu gün içinde olduğu duruma ister tepeden aşağı, ister aşağıdan yukarı bakın fark etmeyecek: Bilime karşı işlenen suç o kadar büyük ki, neredeyse bir suçlu yok. Bu kadar büyük suçlar için bir ya da birkaç kişinin ismini öne atıp onları suçlamayı, kavga dövüş çıkarmayı, çözüme hiçbir katkısı olmayan, iki yüzlü bir davranış olarak görüyorum. Nasıl ki ikinci dünya savaşında yaşananlar için yalnızca Adolf Hitler’i ya da yalnızca Nazileri ya da yalnızca Almanları suçlamak ırkçılığın ve ayrımcılığın sonuçlarından alınacak dersi tamamen kaçırmaya sebep oluyorsa, bu problemleri irdelerken de isimlere yoğunlaşmak benzer bir isabetsizliğe yol açıyor bence.</p></blockquote>
<p><a href="http://meren.org/blog/imece-usulu-bilim-cinayeti-konferanslari/" target="_blank">Devamı&#8230;</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/28/bilimsel-ahlaksizligin-gri-mecralari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gezegen tasarlama</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/13/gezegen-tasarlama/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/13/gezegen-tasarlama/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Jan 2011 21:21:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[Ara verdiğimi söylemiştim ama bu bağlantı çok hoşuma gitti. Kısaca anlatmak gerekirse, NASA, üzerinde canlı barındırabilecek bir gezegen tasarlamanızı istiyor. Yalnız bu oldukça zor. Bir kaç parametreyi kontrol edebiliyorsunuz; yıldızdan uzaklık, yaş, büyüklük ve yıldızın tipi. Sonra gezegeninizin üzerinde tıklayınca, yaşam destekleyip destekleyemeyeceğini anlatan bir paragraf çıkıyor. Buyrun: NASA Extreme Planet Makeover Bu da benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ara verdiğimi söylemiştim ama bu bağlantı çok hoşuma gitti. Kısaca anlatmak gerekirse, NASA, üzerinde canlı barındırabilecek bir gezegen tasarlamanızı istiyor. Yalnız bu oldukça zor. Bir kaç parametreyi kontrol edebiliyorsunuz; yıldızdan uzaklık, yaş, büyüklük ve yıldızın tipi. Sonra gezegeninizin üzerinde tıklayınca, yaşam destekleyip destekleyemeyeceğini anlatan bir paragraf çıkıyor.</p>
<p><a title="NASA" href="http://planetquest.jpl.nasa.gov/planetMakeover/index.html" target="_blank">Buyrun: NASA Extreme Planet Makeover</a></p>
<p>Bu da benim gezegenim <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div id="attachment_334" class="wp-caption alignnone" style="width: 310px"><a href="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/01/extremePlanet.jpg"><img class="size-medium wp-image-334" title="extremePlanet" src="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2011/01/extremePlanet-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a><p class="wp-caption-text">Büyük resim için üstüne tıklayınız</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/01/13/gezegen-tasarlama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlginç bir sosyal deney</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/11/11/ilginc-bir-sosyal-deney/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/11/11/ilginc-bir-sosyal-deney/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Nov 2010 14:36:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Alan Sokal]]></category>
		<category><![CDATA[The Dada Engine]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Boing Boing&#8217;de dolaşırken rastladığım &#8220;Rastgele Karmaşık Matematik Makelesi Başlığı Üreteci&#8221;ni (Ranfom Baffling Math Paper Title Generator) Facebook&#8217;da paylaştıktan sonra, çok sevdiğim hocam Prof. Cemal Yalabık&#8216;dan güzel bir geridönüş aldım. Rastgele metin üretmek yeni bir eğlence değilmiş. Hatta bu iş için yazılmış bir motor bile var: The Dada Engine. The Dada Engine ile yapılmış değişik şeyler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Boing Boing&#8217;de dolaşırken rastladığım<a href="http://www.boingboing.net/2010/11/10/mathbaffle.html" target="_blank"> &#8220;Rastgele Karmaşık Matematik Makelesi Başlığı Üreteci&#8221;</a>ni (Ranfom Baffling Math Paper Title Generator) Facebook&#8217;da paylaştıktan sonra, çok sevdiğim hocam <a href="http://www.fen.bilkent.edu.tr/~yalabik/" target="_blank">Prof. Cemal Yalabık</a>&#8216;dan güzel bir geridönüş aldım. Rastgele metin üretmek yeni bir eğlence değilmiş. Hatta bu iş için yazılmış bir motor bile var: <a href="http://dev.null.org/dadaengine/" target="_blank">The Dada Engine</a>.</p>
<p>The Dada Engine ile yapılmış değişik şeyler var. Mesela <a href="http://www.elsewhere.org/pomo/" target="_blank">şu sayfa</a> her yüklendiğinde postmodern bir makale üretiyor. Savunduğu tez, kurgu herşey yalan yanlış olsa da, tek tutarlı yönü grameri.</p>
<p>Asıl bahsetmek istediğim ise <span style="text-decoration: line-through;">bu motor kullanılarak</span> bu motorun yaratıcısının oluşturduğu bir makale ile yapılmış güzel bir sosyal deney. Şu anda NewYork Üniversitesi&#8217;nde profesörlük yapmakta olan<a href="http://www.physics.nyu.edu/faculty/sokal/" target="_blank"> Alan Sokal</a>, 1996 yılında The Dada Engine kullanarak politika ve doğal bilimler hakkında bir makale üretmiş. Ardından <a href="http://www.physics.nyu.edu/faculty/sokal/transgress_v2/transgress_v2_singlefile.html" target="_blank">ürettiği bu makale</a>yi Social Text isimli bilimsel bir dergiye yayınlanmak üzere yollamış, ve makale yayınlanmış.</p>
<p>Evet, hiç bir anlamı olmayan, yalan yanlış bir makale yayınlanmış. Ardından Alan Sokal, kendini belli etmiş tabii ki. Ve makale geri çekilmiş. Makaleye <a href="http://www.physics.nyu.edu/faculty/sokal/#papers" target="_blank">Sokal&#8217;ın sitesi</a>nden ulaşabilirsiniz. Hırvatça&#8217;ya bile çevrilmiş <img src='http://www.bilimdefteri.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Sokal, <a href="http://www.physics.nyu.edu/faculty/sokal/lingua_franca_v4/lingua_franca_v4.html" target="_blank">sonradan yazdığı bir yazı</a>da deneyi eğlenmek için yaptığını ama niyetinin ciddi olduğunu belirtiyor. Makalesinin içerdiği ağır teknik terimlerin bir uzmana danışılmadan yayınlanması sebebiyle Social Text&#8217;in böyle bir hataya düştüğünü savunuyor. Amacı sosyal bilimleri yermekten ziyade, bilimsel yayıncılığın kalitesini sorgulamak. Aslında bir bakıma Sokal&#8217;ın kimliğine güvenmiş dergi. Sonuçta koskoca bir fizik profesörü dalga geçmek için makale yayınlamaz. Ama yine de Sokal, makaledeki fiziksel terimlerin bir bilene gösterilmesinin gerekliliğini savunmuş.</p>
<p>Aynı şey sanırım benim için de geçerli. Ödev, kuiz vb. şeyler okurken öğrencinin ne yapmaya çalıştığını iyi anlamam gerekiyor. Özellikle Klasik Mekanik gibi bir dersin ödevlerini okumak çok zor. Bir çok çözüm yöntemi var, ve bir çok zeki öğrenci var. Ben kendim cevap anahtarı hazırlasam bile benimkine uymuyorlar çoğu zaman. Haliyle öğrencinin ne yapmaya çalıştığını anlamam gerekiyor.</p>
<p>Düşündüm de, millet sadece Google AdWords ile para kazanabilmek için Singapur&#8217;a falan parayla makale yazdırıp site kuruyor. The Dada Engine ile bu iş yapılamaz mı acaba?</p>
<p>Ayrıca eklemek gerkiyor, Cemal hoca da rastgele fizik konusu üreten bir sayfa hazırlamış: <a href="http://linux1.fen.bilkent.edu.tr/~yalabik/cgi-bin/res_title" target="_blank">http://linux1.fen.bilkent.edu.tr/~yalabik/cgi-bin/res_title</a></p>
<p><strong>NOT:</strong> Düzeltme için Arman Bey&#8217;e teşekkürler.</p>
<p><strong>EKLEME:</strong> Orhan Bey de sitesinde benzer çalışmalarını sunuyor: <a href="http://verbalduty.tumblr.com" target="_blank">verbalduty.tumblr.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/11/11/ilginc-bir-sosyal-deney/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

