<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim Defteri &#187; Çeviriler</title>
	<atom:link href="http://www.bilimdefteri.com/index.php/category/ceviriler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bilimdefteri.com</link>
	<description>Türkçe Bilim Blogu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Jan 2012 06:59:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1.3</generator>
		<item>
		<title>Yazma alışkanlığını güçlendirmek</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 23 Jul 2011 10:10:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=410</guid>
		<description><![CDATA[Şu sıralar doktora tezi için izleme kuruluna bir konu sunmaya çalışıyorum. Bir diğer deyişle doktora tezim için konu arıyorum. Bir yandan da yazmam gereken raporlar vs. birikti. Bir iki gün önce gördüğüm şu yazı benim için işe yarayan tavsiyelerde bulunuyor, özet tavsiyelerinin bulunduğu kutunun da çevirisini ekliyorum, umarım sizin de işinize yarar: Turbocharge your writting, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu sıralar doktora tezi için izleme kuruluna bir konu sunmaya çalışıyorum. Bir diğer deyişle doktora tezim için konu arıyorum. Bir yandan da yazmam gereken raporlar vs. birikti. Bir iki gün önce gördüğüm şu yazı benim için işe yarayan tavsiyelerde bulunuyor, özet tavsiyelerinin bulunduğu kutunun da çevirisini ekliyorum, umarım sizin de işinize yarar:</p>
<p>Turbocharge your writting, Maria Gardiner	 &amp; Hugh Kearns Nature 475, 129–130 (2011) DOI: <a href="http://dx.doi.org/10.1038/nj7354-129a" target="_blank">10.1038/nj7354-129a</a></p>
<blockquote>
<h3>Tez yazma kısırlığından nasıl çıkılır</h3>
<ul id="l1">
<li>Kendinizi hazır hissetmeden önce yazın — çünkü hiçbir zaman kendinizi hazır hissetmeyebilirsiniz. Yaklaşan teslim tarihinin insanları nasıl sihirli hazır hale getirdiği hayranlık uyandırır.</li>
<li>Makalenin belirgin hale gelmesini beklemeyin. Fikirlerinizi masaya yatırın, bu şekilde berraklaştırabilirsiniz.</li>
<li>Atıştırmalık yazın — uzun zaman aralıklarını kollamak yerine kısa, sık patlamalar halinde çalışın. Uzun zaman aralıkları çok nadir gelir, ve geldiklerinde ise çok verimli kullanılmazlar.</li>
<li>Programınıza yazma için belirli zamanlar ekleyin — yazmayı ihtimallere bırakmayın, çünkü büyük ihtimalle gerçekleşmeyecek.</li>
<li>Yazmak demek kağıda yeni kelimeler dökmek ya da eski kelimeleri devamlı olarak yeniden yazmak demek. Yazmak asla düzenleme, okuma, referanslama ve biçimlendirme anlamına gelmez ve kesinlikle e-posta yazmak değildir.</li>
<li>Eğer yazılarınızın yeterli kalitede olmadığı evhamına kapıldığınız için yazı yazmaktan çekiniyorsanız şunu göz öünde bulundurmalısınız ki, güzel yazmak için önce yazmanız gerekir.</li>
<li>Yazılarınızın miktarını ve kalitesini gerçekten artırmak istiyorsanız danışmanınızdan ve meslektaşlarınızdan geribildirimler alın — acı verebilir ama işe yarayan bir yöntemdir.</li>
</ul>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2011/07/23/yazma-aliskanligini-guclendirmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Beyin istatistik bir motordur&#8221;</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/13/beyin-istatistik-bir-motordur/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/13/beyin-istatistik-bir-motordur/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Sep 2010 04:57:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Felsefe]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Adam Kepecs]]></category>
		<category><![CDATA[BigThink]]></category>
		<category><![CDATA[nörobilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[Değişik alanlarda uzmanların görüşlerinin sorulduğu BigThink&#8216;de yayınlanan bir video ile karşılaştım. Nörobilim uzmanı Adam Kepecs, beynin işleyişinin matematiksel modelinin istatistik kurallarına uyduğunu söylüyor. Videonun transkriptini çeviriyorum: Soru: Neden istatistik nörobilim alanında önemli bir yere sahiptir? Adam Kepecs: Beşyüz yıl öncesinde Galileo doğanın kitabı matematik diliyle yazılmıştır demişti ve bu fizik alanı için doğru çıktı. Fiziksel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.flickr.com/photos/lapolab/2403693037/"><img class="alignleft" title="Zıplayan Beyin" src="http://farm3.static.flickr.com/2204/2403693037_0b63bdc4b4_t_d.jpg" alt="Emilio Garcia" width="100" height="85" /></a>Değişik alanlarda uzmanların görüşlerinin sorulduğu <a title="BigThink" href="http://bigthink.com/ideas/23920" target="_blank">BigThink</a>&#8216;de yayınlanan bir video ile karşılaştım. Nörobilim uzmanı <a title="Kepecs Lab" href="http://kepecslab.cshl.edu/index.html" target="_blank">Adam Kepecs</a>, beynin işleyişinin matematiksel modelinin istatistik kurallarına uyduğunu söylüyor. Videonun transkriptini çeviriyorum:</p>
<blockquote><p><strong>Soru:</strong> Neden istatistik nörobilim alanında önemli bir yere sahiptir?</p>
<p><strong>Adam Kepecs:</strong> Beşyüz yıl öncesinde Galileo doğanın kitabı matematik diliyle yazılmıştır demişti ve bu fizik alanı için doğru çıktı. Fiziksel olayları açıklamak için çok güçlü bir yöntem olmasına rağmen, gariptir, matematiğin biyolojik olayları açıklamada o kadar da güçlü bir araç olmamasını kimse tam olarak anlamıyor. Aslında, şu anda elimizde biyolojik olayları genel olarak modelleyebilen bir çok matematiksel araç bulunmakta, ama başarısız olduğumuz nokta evrensel bir dil bulmak ve bence beynin istatistik bir motor olarak çalıştığını savunan araştırmamız, beynin dilinin istatistik olduğunu gösteren bir yığın kanıta eklenebilir. Sebeplere bağlı olarak giden mantıksal bir motor değil, bulgulara dayanan istatistik bir motor ve eğer düşünürseniz, ayaklarımız Newton&#8217;un yasalarını bize açıklayamaz ama yine de bu yasalara uyarlar; bunun gibi beyin de size istatistik yasalarını açıklayamıyor olabilir ama yine de o yasalara uyuyor.</p>
<p><strong>Soru: </strong>Eğer beyin istatistiğe indirgenebiliyorsa, bilgisayarlar tarafından kopyalanabilir mi?</p>
<p><strong>A.K.:</strong> Beynin bilgisayarlar tarafından simule edilememesi için herhangi bir kuramsal sebep olduğuna inanmıyorum. Problem şu ki, beyinde 100 milyar adet sinir hücresi var, sadece <a title="Vikipedi" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Neokorteks" target="_blank">neokorteks</a>i (beynin dış tabakası) alırsanız belki daha azdır, ve biz bunların birbirlerine nasıl bağlandığını anlamıyoruz. Mimarisinin püf noktalarını bilmiyoruz ve neyin simulasyon için anlamlı olduğuna karar veremiyoruz. Ama anladığımız şey şu, küçük ölçekte simulasyon için eklenebilecek bir şey yok, yani küçük ölçekte &#8220;beyni simule edebilir misiniz?&#8221; yerine &#8220;beynin belli bir işlevini simule edebilir misiniz?&#8221; sorusunu sorarsanız, beynin nasıl çalıştığını hesaplamada daha iyiye gidiyoruz diyebilirim.</p>
<p><em>Kayıt 20 Ağustos 2010</em></p>
<p><em>Röportaj: Max Miller</em></p></blockquote>
<p>Kepecs&#8217;in laboratuvar sayfasına <a title="Kepecs Lab" href="http://kepecslab.cshl.edu/index.html" target="_blank">buradan</a> ulaşabilirsiniz. Doktora sonrası araştırmacı da arıyorlarmış, ne kadar güncel bir ilan bilemiyorum ama. Aşağıda da video var.</p>
<p><script src="http://video.bigthink.com/player.js?autoplay=0&amp;deepLinkEmbedCode=NnY2hwMTqXNDqPKft4Mf6vEwJ8SnfoQ1&amp;embedCode=NnY2hwMTqXNDqPKft4Mf6vEwJ8SnfoQ1&amp;width=516&amp;height=290"></script></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/13/beyin-istatistik-bir-motordur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1980-2010 yılları arasında keşfedilen asteroitler</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/09/1980-2010-yillari-arasinda-kesfedilen-asteroitler/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/09/1980-2010-yillari-arasinda-kesfedilen-asteroitler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 07:32:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[asteroid]]></category>
		<category><![CDATA[asteroit]]></category>
		<category><![CDATA[astronomi]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Scott Manley]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=251</guid>
		<description><![CDATA[Boing-Boing aracılığıyla mükemmel bir videoyla karşılaştım. Scott Manley tarafından hazırlanmış bu video, 1980 yılından günümüze keşfedilmiş asteroitleri canlandırıyor. Videonun sol altındaki ilk hane yıl, ikinci hane keşfedilen asteroit sayısını gösteriyor. Videonun açıklama kısmında şunlar yazıyor: Video Scott Manley tarafından oluşturuldu, bu Güneş Sistemi&#8217;nde 1980&#8242;den itibaren keşfedilen asteroitleri gösteren bir görünüm, asteroitler keşfedildikçe gözünüz seçebilsin diye [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a title="Boing Boing" href="http://www.boingboing.net/2010/09/08/video-shows-asteroid.html" target="_blank">Boing-Boing</a> aracılığıyla mükemmel bir videoyla karşılaştım. <a title="Scott Manley" href="http://www.arm.ac.uk/~spm/" target="_blank">Scott Manley</a> tarafından hazırlanmış bu video, 1980 yılından günümüze keşfedilmiş asteroitleri canlandırıyor. Videonun sol altındaki ilk hane yıl, ikinci hane keşfedilen asteroit sayısını gösteriyor.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="500" height="405" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/S_d-gs0WoUw?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;hd=1&amp;border=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="500" height="405" src="http://www.youtube.com/v/S_d-gs0WoUw?fs=1&amp;hl=en_US&amp;rel=0&amp;hd=1&amp;border=1" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
<p>Videonun açıklama kısmında şunlar yazıyor:</p>
<blockquote><p>Video Scott Manley tarafından oluşturuldu, bu Güneş Sistemi&#8217;nde 1980&#8242;den itibaren keşfedilen asteroitleri gösteren bir görünüm, asteroitler keşfedildikçe gözünüz seçebilsin diye beyaz olarak vurgulanıyor. Asteroitlerin son renkleri ise Güneş Sistemi&#8217;nin iç kısımlarına ne kadar yaklaştığını gösteriyor.<br />
Dünya&#8217;ya gelenler kırmızı<br />
Dünya&#8217;ya yaklaşanlar sarı (Güneş&#8217;e yakınlığı 1.3 astronomik birimden az olanlar, 1 AB yaklaşık 150 milyon kilometre ediyor)<br />
Diğerleri yeşil</p>
<p>Keşif deseninin Dünya&#8217;nın ekseni etrafında dönmesini takip etmesine dikkat edin, bir çok keşif Güneş&#8217;e zıt yönde yapıldı. Ayrıca, dikkat ederseniz bazı kümeler Dünya ve Jüpiter arasında, bunlar Jüpiter&#8217;in uydularını araştırırken bulunanlar. Benzer kümeler diğer gezegenler için de var ama bu videoda gösterilmiyorlar.</p>
<p>Yıl hanesi 1990&#8242;lara gelince, otomatik gök tarama sistemlerinin hayata geçirilmesiyle keşif hızında artış görüyoruz. Bir çok araştırma Güneş&#8217;in tam zıttını aradığı için bu bölgelerde yüksek hızlar gözlemliyoruz.</p>
<p>2010&#8242;un başlangıcında yeni bir keşif deseni ortaya çıkıyor, Güneş-Dünya çizgisine dik. Bunlar tüm göğü kızılötesi dalgaboylarında taramayı hedefleyen WISE (Widefield Infrared Survey Explorer, Genişalan Kızılötesi Araştırma Kaşifi) misyonunun bulguları.</p>
<p>Videonun ölçeği, 1080P çözünürlükte kabaca bir piksele 1 milyon kilometre, ve her saniye 60 güne denk geliyor.</p>
<p>Şu ana kadar yarım milyona yakın küçük gezegen keşfettik ve keşif hızları, bu sayının daha da artacağını işaret ediyor, bilimsel tahminler ise 100 metreden büyük bir milyar kadar daha nesnenin olduğunu gösteriyor.</p>
<p>Yörünge elemanları Ted Bowell ve arkadaşları tarafından oluşturulmuş, <a href="ftp://ftp.lowell.edu/pub/elgb/astorb.html" target="_blank">ftp://ftp.lowell.edu/pub/elgb/astorb.html</a> adresindeki &#8216;astorb.dat&#8217; dosyasından alındı.</p></blockquote>
<p>Videoyu seyretmekte sorun yaşıyorsanız <a href="http://www.bilimdefteri.com/index.php/youtube-videolari-icin/" target="_self">şu sayfa</a>ya bakmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2010/09/09/1980-2010-yillari-arasinda-kesfedilen-asteroitler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canlıküredeki değişim</title>
		<link>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2009/06/14/canlikuredeki-degisim/</link>
		<comments>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2009/06/14/canlikuredeki-degisim/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Jun 2009 08:00:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ertuğrul Karademir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Çeviriler]]></category>
		<category><![CDATA[çevre]]></category>
		<category><![CDATA[earth observatory]]></category>
		<category><![CDATA[NASA]]></category>
		<category><![CDATA[yerküre]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bilimdefteri.com/?p=23</guid>
		<description><![CDATA[NASA&#8217;nın haftalık bülteninden gelen bu sunum 1999&#8242;dan 2008&#8242;e kadar olan canlıküre fotoğraflarını karşılaştırıyor. 10 sene içerisinde ufak gibi görülen bir kaç değişiklik var. Ama tabii ki unutulmaması gereken şey, bu ufak değişikliklerin çok büyük alanları kapsadığı. Metinde güzel bilgiler olduğu için elimden geldiğince bir çevirisini yapmaya çalıştım. Buyrun: Hayat, Dünya sisteminin bütünleşmiş bir parçasıdır. Canlılar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="attachment_31" class="wp-caption alignleft" style="width: 476px"><img class="size-full wp-image-31   " title="2008 yılı biyosferi" src="http://www.bilimdefteri.com/wp-content/uploads/2009/06/global_biosphere_20081.jpg" alt="2008 yılı biyosferi" width="466" height="233" /><p class="wp-caption-text">2008 yılı biyosferi</p></div>
<p>NASA&#8217;nın haftalık bülteninden gelen bu sunum 1999&#8242;dan 2008&#8242;e kadar olan canlıküre fotoğraflarını karşılaştırıyor. 10 sene içerisinde ufak gibi görülen bir kaç değişiklik var. Ama tabii ki unutulmaması gereken şey, bu ufak değişikliklerin çok büyük alanları kapsadığı. Metinde güzel bilgiler olduğu için elimden geldiğince bir çevirisini yapmaya çalıştım.<span id="more-23"></span> Buyrun:</p>
<blockquote><p>Hayat, Dünya sisteminin bütünleşmiş bir parçasıdır. Canlılar atmosferin bileşimini karbondioksit ve oksijen alıp vererek değiştirirler. Su döngüsüne de topraktan ve havadan aldıkları suyla katkıda bulunurlar, ve su buharını dışarı soluyarak ya da toprağı havalandırıp yağmurun emilmesini saplayarak aldıkları suyu geri verirler. Atmosferdeki karbonu alarak okyanusun kimyasını da düzenlerler. Dünya, canlıküresi yani barındırdığı tüm canlıların toplamı olmasaydı şu anki durumunda olmazdı.</p>
<p>Ama yaşam sabit bir şekilde süregiden bir şey değildir. Bu durum yukarıdaki resimlerden de anlaşılıyor. Resimler, Dünya&#8217;nın okyanus yüzeyinde bulunan ortalama yıllık klorofil dağılımını gösteriyor. Karada ise, bitki büyüme yoğunluğunu anlatıyorlar. Bitki büyüme yoğunluğunun en fazla olduğu, en koyu alanlar, genellikle ekvator civarında, en yoğun yağmur alan ve en çok güneş gören tropik ormanların olduğu yerler. Yıllık bir ortalama alındığı için mevsimsel değişikliklerin etkisi gözükmemiş. Büyümenin en yoğun yaşandığı yaz dönemi, en seyrek yaşandığı kış dönemi ile iç içe girmiş ve böylelikle orta halli bir nebatat endeks değeri ortaya çıkmış.</p>
<p>Okyanuslarda klorofil konsantrasyonları, ufak bitkimsi organizmaların (fitoplanktonlar) beğendiği yerlerde yoğunlaşmışlar. En yüksek klorofil oranları, soğuk kutup sularının olduğu bölgelerde ya da yüzeye soğuk su taşıyan akıntıların olduğu, ekvator veya okyanus kıyıları gibi yerlerde bulunmakta. Yalnız soğuksu tek başına fitoplanktonları uyarmıyor.  Soğuk su, derinlerden yukarıya doğru besince zengin suların çıktığına işaret ediyor. Kutuplarda, besinler bitkilerin büyüyemeyeceği karanlık soğuk kışlarda yüzeye toplanıyor. İlkbahar ve yaz gelip de güneş yüzünü gösterdiğinde bitkiler yüksek yoğunluklarda açılmaya başlarlar.</p>
<p>Canlı kürenin ortalama üretkenliği yıldan yıla değişir ama bu değişimler ufak sapmalarla olur. Bitkiler büyümek için dört şeye ihtiyaç duyarlar: besin, ışık, su ve ortalama değerlerde gezinen sıcaklık. Bunlardan herhangi biri değiştiğinde, bitki büyüme oranları da değişir. Karada, yıldan yıla değişim uç kesimlerde bulunan alanlarda görülmekte. Bu alanlarda su ve sıcaklık miktarının ufak değişimleri kendini bitki büyüme oranlarında daha güçlü bir şekilde gösterir.  Avusturalya sırtları, Afrika Saharası&#8217;nın yarı çöl sahaları ve Orta Asya kırsallarında yıllık değişimler daha açık farkediliyor. Bu sapmalar muhtemelen sıcaklık ve yağmur yağışlarındaki dalgalanmalara dayanmakta.</p>
<p>Okyanusta gözüken yıllık değişimleri açıklama ise biraz daha zor. Okyanus üretkenliği (klorofil dağılımı ile gösterildiği gibi) okyanus akıntıları ile yüzeye gelen besin miktarına bağlı. Okyanuslardaki klorofil yoğunluğu akıntıların yatak değiştirmesi veya sıcaklığın değişmesi ile değişebilmekte. Aynı şekilde ortalıkta fazla zooplankton (ufak hayvanlar) kol gezmeye başlamasıyla da düşebiliyor. Son olarak, uydudan yapılan ölçümlerin kendisi de hava koşullarından etkilenmiş olabilir. Rüzgarlar da okyanusu alt üst edebiliyor (Ç.N.: buradaki alt üst terimi tereyağı hazırlanırken yapılan eylemle aynı). Yani fitoplanktonları aşağıya iterek uydudan ölçüm yapılmasını engelleyebiliyor. Hatta bulutlar da klorofillerin anlık açılmaları zamanında uyduya perde germiş olabilir.</p>
<p>Küresel klorofil ve nebatat ölçümleri bilim adamlarına karbon döngüsü hakkında fikir vermeleri açısından önemli bir yere sahip. Bilim adamları klorofil ve bitki dağılımı ölçümlerini gezegenimizin net üretkenliğini hesaplamak için kullanırlar, yani bitkilerin büyümesi için ne kadar karbon gerekli olduğu konusunda bir göstergedir. Karbon, okyanuslar, toprak ve kayalar, kara ve denizdeki bitkiler ve atmosferden geçerek bir döngü oluşturmakta. Fosil yakıt yakılması sonucunda ortaya çıkan karbondiyoksitin birikmesi, küresel ısınmanın ana sebeplerinden birisi ve küresel canlıküre biriken fazla karbondioksitin kaydırılmasına da yardımcı oluyor.</p>
<p>Resimler, <a title="NASA" href="http://oceancolor.gsfc.nasa.gov/SeaWiFS/" target="_self">SeaWiFS</a> uydusunun okyanuslardan ve NOAA uydularının da karadaki bitkilerden topladığı verilerin, NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezinde yürütülen, <a title="NASA" href="http://gimms.gsfc.nasa.gov/" target="_self">Küresel Envanter Modelleme ve Haritalama Çalışmaları (GIMMS)</a> projesi kapsamında analiz edilmesiyle elde edildi.</p>
<p>Daha fazla canlıküre bilgisi için:<br />
<a title="NASA" href="http://earthobservatory.nasa.gov/GlobalMaps/view.php?d1=MY1DMM_CHLORA" target="_self">Klorofil dağılımının aylık haritaları</a><br />
<a title="NASA" href="http://earthobservatory.nasa.gov/GlobalMaps/view.php?d1=MOD13A2_M_NDVI" target="_self">Nebatat dağılımının aylık haritaları</a></p></blockquote>
<p><strong>Yazının orijinali:</strong> <span style="font-weight: normal; font-size: 13px;"><a title="NASA" href="http://earthobservatory.nasa.gov/Features/WorldOfChange/biosphere.php?src=eoa-ann" target="_self">Global biosphere</a></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bilimdefteri.com/index.php/2009/06/14/canlikuredeki-degisim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

