“What is life?” (Yaşam nedir?) E. Schrödinger
Ağustos 26, 2010 • Genel, Kitap
En son yazıyı yazalı neredeyse üç ay olmuş. O arada yüksek lisans tezimi tamamlayıp, jüriden geçtim. Biraz sorunlu bir dönem oldu, gerek kişisel gerek akademik olarak. Neyse ki şu anda durumlar iyi. Doktora programına başladım. Şu anda bir arkadaşın tavsiyesi ile güzel bir konu için araştırma yapıyorum. Umarım güzel bir yazı çıkacak ortaya.
“Başlık ne alaka?” derseniz en son okuduğum kitabın başlığı. Erwin Schrödinger’in verdiği bir konuşmanın derlenmiş hali. Detaylı bilgiyi Wikipedia‘dan edinebilirsiniz. Kitap oldukça güzel. Kuantum mekaniğinin temellerini atmış bir bilim adamının, yaşam üzerine fiziksel yorumlarını içeriyor. İşe tamamen istatistik mekanik olarak giriyor. Çok zevk aldım.
Sorunun cevabını ise Schrödinger, kabaca ve aklımda kaldığı kadarıyla, şu şekilde veriyor: “Yaşam, düzensizliğin artmasına direnen şeydir”. Ne demek pekiyi bu?
İstatistik mekanik perspektifinde, düzensizlik, yani entropi, daima artar. Mesela su ile mürekkebi, ortasında cam ayraç bulunan bir kaba koyun (ayrı bölmelerine yani), sonra bu cam ayracı çekin aradan. Ne kadar yavaş çekerseniz çekin, su ile mürekkep bir süre sonra birbirine karışacaktır ve homojen bir karışım olacaklardır. Yani düzenli yapı düzensiz yapıya doğru gidecektir. Belki katılarda bunu gözlemlemek zor ama eskimeyen bir şey görürseniz, ancak o zaman entropi artmıyor diyebilirsiniz. Binalar eskiyince dökülür, yazı yazdığımız kağıt dağılır. Çünkü düzensizlik dediğimiz nokta termodinamik denge noktasıdır. Bazı reaksiyonlar dengeye ulaşmak için seneler isterken, bazıları çok hızlı dengeye ulaşabilir.
İşte Schrödinger bu noktaya parmak basıyor. Bizim vücudumuz normalde çürüyüp gidecekken, çürüyüp gitmesini engelleyen şeydir yaşam diyor. Biraz daha açalım.
Entropi azaltılamaz mı? Elbette. Bunun için içinden yavaş yavaş çıkmakta olduğumuz sıcak günler güzel bir örnek olur. Normalde hiç bir tedbir almasak, kabaca, odanın içi dışarısı ile sıcaklık olarak dengeye gelecektir. Dengeye gelmesi demek ise haliyle odanın bunaltıcı sıcak olması demek. Bu noktada paraya kıyıp taktırdığımız klima ne iş yapıyor? Odadaki fazla ısıyı alıp dışarıya veriyor ve dengeyi bozuyor. Yani dışarısı cayır cayır yanarken içerisi püfür püfür esiyor. İşte o ısıyı alıp dışarı verme olayı için enerji gerekiyor. Bu yüzden işte vücudumuzun enerji ihtiyacı var. Yani termodinamik dengeye karşı direnmek için. Yani yaşam enerji tüketip, termodinamik dengeye (çürüyüp toprak olmak) ulaşmamızı engelleyen bir motor.
Yalnız bu direnme çok da etkili değil, zaten %100 verimli bir motor üretmek imkansızdır. Denge aslında tam olarak geri çevrilemediğinden yavaş yavaş dengeye geliyoruz. Belli bir süre sonra da ölüyoruz.
Benim anladıklarım böyleydi. Bulursanız kesinlikle okuyunuz. Evrim yayın evinden Türkçe’ye de çevrilmiş.

